Doç. Dr. Mithat DURAK Klinik Psikolog

İnsanlığın geleceği etik değerlerle bezenmiş bilimsel çalışmalara bağlıdır. Bilimden bağımsız gelecek sadece korku yaratır.
Mithat DURAK, 05.02.2009, Bolu

Türkiye’de Yaşlılık Kavramına Bakış

3.01.2005Doç. Dr. Mithat Durak

Türkiye'de yaşlılık her yönüyle çalışılmamış bir konudur. "... Yaşlılar devletçe korunur. Yaşlılara devlet yardımı ve sağlanacak diğer haklar ve kolaylıklar kanunla düzenlenir..." şeklindeki Anayasamızın altmış birinci maddesi yaşlı bireyleri korumak amacıyla oluşturulmuştur. Ancak, ülkemizdeki yaşlılara yönelik uygulamalar sağlıklı ve kaliteli bir yaşlılık süreci için yeterli değildir.

Çeşitli kanun ve uygulamalarla emeklilik çerçevesinde yaşlılık dönemlerinde bireylere sağlanan sosyal güvenceler ile (örneğin, Emekli Sandığı, SSK, Bağ-Kur ve diğer bireysel sosyal güvenceler) diğer özel grupların yanı sıra yaşlılarla ilgili sosyal hizmet ve faaliyetlerin düzenlenmesini amaçlayan Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK) çalışmaları tek başına yeterli değildir.

Benzer şekilde, yaşlı, yalnız ve kimsesiz bireylerin huzur, güven, sağlık ve mutluluklarını sağlamayı; onların fiziki, ruhsal ve sosyal gereksinimlerini karşılamayı amaçlayan devlete, kamuya, derneklere ya da özel sektöre ait çok sayıdaki huzurevinde verilen hizmetler de sınırlılık açısından tartışmaya açıktır. Keza, nüfusumuzun yaklaşık yüzde sekize yakın bir kısmını altmış beş ve üstü yaş grubundaki bireyler oluştururken, Türkiye genelinde Ocak 2004 itibari ile toplam huzurevi sayısı 180, toplam yatak kapasitesi ise 16.268’dir. Dolayısıyla, huzurevleri niceliksel olarak dahi var olan talebi karşılamaktan uzaktır.

Türk yaşlısı ile ilgili önemli bir nokta da; yaşlıların, siyasi açıdan önemli bir güce sahip olmalarına rağmen, siyasiler tarafından yeterince ilgi görmemesidir. Siyasi parti programlarında yaşlılara yer verilmesi ve yaşlılarla ilgili politikaların acil olarak uygulamaya aktarılması gerekmektedir. Gelecek yıllarda yaşlıların siyasi potansiyellerinin hızla artacağı yönündeki siyasilerin öngörüleri “sağlıklı yaşlılık” ve “yaşlılarda yaşam kalitesi” temalarını da öne çıkaracaktır.

Türk yaşlısının da batılı toplumlardaki gibi “onurlu, saygın ve sağlıklı bir yaşlılık süreci” geçirmesi amacıyla; devletin, siyasilerin, yerel yönetimlerin, sivil toplum örgütlerinin, üniversitelerin ve özel sektöre bağlı kuruluşların işbirliği içinde çalışması gerekmektedir. Böylece, Türk yaşlısının yaşam kalitesini yükseltmeye yönelik yeni modeller de geliştirilebilir. Örneğin, sağlık alanında farklı disiplinlerde eğitim almış uzmanların (geriatri uzmanı, klinik psikolog, psikiyatrist, fizyoterapist, diyetisyen, hemşire, sağlık memuru vb.) işbirliği içinde çalıştığı, alanlarındaki bilimsel bilgi ve becerilerini yaşadığı ortamda Türk yaşlısına sunduğu, devlet ile siyasilerin de kaynak sağlama konusunda sorumluluklarını yerine getirdikleri yeni yaklaşımlar ön plana çıkmalıdır.

 Kaynak:

Durak, M. (2004). Yaşadığı Ortamda Yaşlıya Hizmet Modeli. Ankara: Ankara Büyükşehir Belediyesi, Yaşlılara Hizmet Merkezi Yayınları.

yorum